Call of Duty 2
2. Dünya Savaşı konulu oyunlardan bir kısım oyuncular artık bıkmış olsalar da eğer oyun kaliteli ise gördüğümüz kadarıyla herkes hemen saldırıyor oyuna. Daha çıkmamış, oynanmamış ve hakkında pek yorum olmayan bir oyuna neden hemen hücum edilir? Eğer ilki çok iyi bir oyunsa…
Medal of Honor, Call of Duty derken genç oyuncular 2. Dünya Savaşı’nı neredeyse bilgisayar oyunlarından öğreniyor desek yanlış olmaz herhalde (yüzeysel biçimde de olsa). Her iki oyun da çok kaliteliydi ve devamları da yapıldı. Şimdi sıra Call of Duty 2′de. FPS severlerin merakla beklediği oyunun demosuyla ilgili yorumlarımı ve notlarımı paylaşmaya başlıyorum.
Demo 670 MB. Gözünüzde büyütmeyin diyemeyeceğim, evet büyütün
256K ADSL ile 6-7 saat civarında iniyor. Çoğu kişi nasıl olsa tam sürümü yakında çıkacak diye indirmemeyi de tercih edebilir. Demoda bir bölüm var. Tam sürümde ise 27 bölüm olacak. Demoda İngilizleri oynuyoruz ve saldırdığımız taraf ise tahmin edin kim ? Tabii ki Almanya.
Mısır - El Daba’da üstlenmiş olan Almanlara hem karadan hem de denizden saldırıp kuşatma altına aldığımız bölümde, olayı oyuncuya yaşatan kısım karadan saldırı. Denizden saldırı için yardımda bulunuyorsunuz. Denizden yapılacak olan bombardıman için Almanlar’ın sahile kurduğu savunmayı çökertmeniz lazım.

Oyuna böyle başlıyoruz

Burası da saldırıyı yaptığımız yer, El Daba. Şehir havadan saldırı altında
670 MB boyutunda olan demoyu indirince uzun bir bölüm oynayacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz çünkü ben bölümü normal zorlukta 10 dakikada bitirdim. 10 dakika sürdü ama inanılmaz zevkliydi.
Öncelikle atmosfer tek kelimeyle “mükemmel”. Şehire yaklaştıkça gelen patlama sesleri, uçakların bombardımanlarını seyretmemiz, Almanlar’ın savunma çabaları, düşen uçaklar, patlayan binalar ve tanklar (hatta önünüzdeki tankın da size elveda demesi) siz şehre girene kadar içerinin nasıl bir cehennem olduğunu size güzelce anlatıyor.

İçeriye girmeye hazır mısınız?
El Daba’ya girdiğimizde beklenildiği gibi üstümüze adeta kurşun yağıyor, tabii benim gibi önce en zorda bir deneyelim bakalım deyip oyuna başlarsanız sonuç pek parlak olmuyor
Çatışmalar ve diğer anlarda askerlerin arasındaki konuşmalar, düşmana bağırmaları, yaralandıklarındaduyduğunuz çığlıklar size gerçek bir savaşın içinde olduğunuzu çok iyi hissettiriyor.

Tam burada benim gibi beklerseniz…

…sonunuz iyi olmaz
Hazır konu askerlerin arasındaki konuşmalardan açılmışken, gelelim seslere. Sadece konuşmalara değil, çevre ve çatışma seslerine de çok özen gösterildiği oyunun her halinden belli oluyor. Bombalar patladığında ses sisteminizin masayı sallamasını bekleyebilirsiniz. Silahların ateşlendiği anda sesi biraz kısmak zorunda kaldım çünkü o kadar gürültü arasında kalıyorsunuz ki buna dayanmak çok zor (gerçek savaş atmosferini iyi yansıtıyor demiştim değil mi?)

